ATTILA İLHAN-BEN SANA MECBURUM

ATTILA İLHAN-BEN SANA MECBURUM

BRAHIM SADRI’NIN SESINDEN BEN SANA MECBURUM ŞIIRI DAHA GÜZEL OKUNAMAZDI SANIRIM..

AŞK BIZI MECBUR BIRAKIYOR BAZAN BIRÇOK ŞEYE…

Bam telimizden en ince yerimizden yakalıyor cümlemizi bu şiirler…Şiirler biziz aslında. Yazılan her şiir kendimiz.  Yüreğe dokundukça birilerine mecbur bıraktıran şiirler işte..

Sohbetin en güzelini ederken sevdiğimizle gün gelir sohbet dahi edemediğimizi anlatan ve bir yandan da onu kendisine mecbur bıraktıran kelimeler. Sohbet tadında bir şiir.

Hepimizin kendinden bir şeyler bulduğu, bizleri anlatan, sevdiğimiz insana söyleyemediklerimizi söyleyen, Onları okudukça “evet, sanki aynı ben” dedirten şiirler onlar..Kendinizin sadece sizin bildiğiniz sevdanızı bir şiirin bilmesi ne kadar manidar değil mi? Başka birinin sizin içinizden geçenleri tek tek yazması ne kadar ilginç.  “Seni Seviyorum” yerine söylenen en güzel kelimedir ” Ben Sana mecburum.”

İBRAHIM SADRI- CEM KARACA -SEN YOKSUN

Ben sana mecburum bilemezsin,
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum.
Büyüdükçe büyüyor gözlerin,
Ben sana mecburum bilemezsin,
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor,
Bu şehir o eski istanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor,
Sokak lambaları birden yanıyor,
Kaldırımlarda yağmur kokusu .
Ben sana mecburum, sen yoksun .

Sevmek, kimi zaman rezilce korkuludur,
İnsan bir akşamüstü ansızın yorulur,
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan .
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu,
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından,
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman,
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu .

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor,
Bu şehir o eski istanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor,
Sokak lambaları birden yanıyor,
Kaldırımlarda yağmur kokusu .

Seni bilmiyor kimseler,
Bir şilep gözlerinden ıssız, ahh ıssız gözlerinden x2

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor,
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor,
Durup köşe başında deliksiz dinlesem,
Sana kullanılmamış bir gök getirsem .
Haftalar ellerimde ufalanıyor,
Ney yapsam, ne tutsam, nereye gitsem
Ben sana mecburum, sen yoksun .

Belki haziran’da mavi benekli çocuksun,
Ahh seni bilmiyor, kimseler bilmiyor .
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden,
Belki yeşilköy’de uçağa biniyorsun,
Bütün ıslanmışsın, tüylerin ürperiyor,
Belki körsün, kırılmışsın, telaş içindesin,
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor .

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında, belki zor,
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden .
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum.
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin .
Hayır başka türlü olmayacak!
Ben sana mecburum bilemezsin!

Sevmek, kimi zaman rezilce korkuludur,
İnsan ansızın yorulur,
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan,
Ellerini kırar tutkusu .
Ben sana mecburum bilemezsin, sen yoksun
Ne yapsam, nereye gitsem
Ben sana mecburum bilemezsin, sen yoksun .

ATTİLA İLHAN

10 Aralık 2018 - 23:40

admin

21 views

0 Yorum



Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar


Haydi Sende sohbetciler.net Sohbet Odalarına katıl ve sohbet odalarının farkını yaşayın! ücretsiz chat odaları sitesi sohbetciler.net

Neden Biz!

  • Kaliteli
  • Seviyeli
  • Eglenceli
  • Sohbet Sitesi